6 Haziran 2016 Pazartesi



Demesem hiç bir şey..
Gözlerime baksan ve anlasan..
Sen 'li geçecek bayramlar için ,
Bana yüreğinde şekerler saklasan.
Kadim Dolunay

10 Aralık 2015 Perşembe

Bilen Sen'sin... Gören Sen....






30 Temmuz 2015 Perşembe

Değişirsin..!



Bazen canın o kadar yanar ki..! Değişirsin..!

15 Nisan 2015 Çarşamba


Güldürmeyin beni..!

15 Şubat 2014 Cumartesi

ÜMMET BİR OLMAKTIR

Ümmet kelimesini hâlâ yandaş anlayanlardan, müslümanlar kırılırken göbek atanlardan, kılıç kınında durdukça yaşıyorum sananlardan, öküzün altında buzağı arayıp memlekete piç salanlardan, her şeyi dünya hayatında yaşayıp ahiret hayatına inanmayanlardan NEFRET EDİYORUM... Nefretimde boğulmak istemeyenler olmayan akıllarıyla ukelâlık taslamasınlar...! hakça

3 Kasım 2013 Pazar

«egoizm», «monizm» ve «dualizm»

OKUMAZSANIZ KAYBEDERSİNİZ..! Dînimizde enâniyet = bencillikle bildirilen egoizm inancı bir insanda olursa, o insan, namusu, mukaddesatı, dîni, millî şeref ve serveti dahi şahsına feda eder. Onun için yukarıdaki hadîs-i şeriflerle reddedildi. Egoizme giren zengin veyahud reisin kalbinden merhamet duygusu silinir, vurgunculuk ve istifçilik zihniyeti dimağına hâkim olur. Artık fırsatı ele geçiren, zaifi zavallıyı ezip geçer, sömürür ve sömürmeyi de kahramanlık inanır, hatta onunla iftihar eder. Bunun için "Elbette fakirler, aç kaldıkları, çıplak kaldıkları zamanda, -Müslüman zenginlerinin kendilerine yapacakları bağış sebebiyle- fakirlik meşakkatinde bırakılamaz = belasıyla başbaşa kalamaz." diye buyruldu. Zira bu hastalığa yakalananlar, ya sınıf ayrılıklarını alevlendirir ya da zümrelerin saltanatlarını sürdürürler. Hatta içtimaî hayattaki sınıfları kaldırma yahud birçok sınıfları ihdas etme mücadelesi, egoistlerin zihinlerine göre ibadettir. Maatteessüf çok eski olan bu zihniyet, bizim zamanımızda baş gösterip, maddecilik yani yalnız dünya menfaatine, yalnız cesede değer vermek inancı tekrar yerleşiyor. Yerleştikçe de İslam kardeşliğindeki merhamet, şefkat ve îsârı yani diğergamlık hasletini, yardımlaşmayı, dayanışmayı, tanışmayı yıkıyor, dolayısıyla islam binasına bataryalarını yöneltiyor. Maatteessüf, bu kanser hastalığına yakalanan rüşvetçi memurlar, sahte âmirler, sömürücü tüccarlar, taklidci ve cahil sofiler, maaşçı bilginler, yalancı liderler, paracı doktorlar doğrusu kasaplar, şöhret peşine düşüp, Avrupa'ya halifelik yapmaktadırlar. Böylece halîfelik yapanlar ve Avrupa hayranı olan profesörler, Allah'ın ayetlerini bile kendi heva ve heveslerine uyduruyorlar. Ayakta bevl eden imamlar ve yanlış mesaj veren yazarlar, masum neslimize musallat olmaktadırlar... Bu zavallı kuşları dinlerinden, dillerinden, gerçek ilimden, fıtrat ve asaletlerinde mevcud olan kültürden uzaklaştırmakta, âciz bırakmaktadırlar. Kimisi tefeci, kimisi deveci ve kimisi kimisi... Her biri deyim bulamadığım felaketlere uğruyorlar... Elbette din ve vatan uğrunda ilmi, malı, canı ve servetiyle, riyaset ve varlığıyla şeref dairesinde fedakârlıkta bulunup, neslimize dosdoğru yol gösteren Müslüman kardeşlerimizi egoizmin her cihetinden tenzih ederiz. Ve onlardan kıskanmaksızın, Allah onlara yardımcı olsun, böyleler çogafsın, deriz. Nasıl ki, necasetten ve hadesten paklanmak yani abdest almak namazın şartı ise, öylece mikroplarından da kalbi temizlemek de iman kardeşliğinin şartıdır. Evvelden de dediğimiz gibi iman ve İslam, kardeşliği teşmil, kardeşlik ise imanı tekmil eder. Kaynak:Dilara Yayınları-İsmail Çetin-Tek Çare kitabı S:467

EGOİZM VE FAKİRLİK

Hasedleşmek, menfaatperestlik, riyaseti sevmek, başkalarına zulmetmek, güç ve serveti elde etmek, bulunan güçle lezzeti ve menfaatleri yalnız şahsına tahsis etmek âdeti, dünya işlerinde rekabet, müşteriyi kızıştırmak, gizli hilelerle aldatmak ve dolayısıyla gizlide kin ve düşmanlık yapmak, hepsi İslam kardeşliğini ihlal eden egoizm inancının dallarıdır. Özellikle maddeye düşkünlük, İslam kardeşliğini yıkan, imanı da zehirleyen gaz bombası gibidir. Onun için bütün Müslümanların, bu tip serlerden korunmaları farzdır. Aksi takdirde bilmeyerek dahi olsa egoizm sebebiyle Mü'min kendi imanını yıkmış olabilir. Egoizm yani bencillik ve menfaati sadece şahsına tahsis etmek usûlü; manevî değerleri de kırar. Binnetice maddeye taptırır yahud aksine a'zamî ruhaniyete kıymet vermeye sebeb olur. Bu hastalığa yakalanan kimse ya maddeyi yahud da mücerred zannını ve nefsini, ruhunu her şeyin üstüne çıkarır; işte o zaman belasını bulur; Allah'tan başkasına tapmaya maruz kalır. Buna enâniyet denilmekte ve şu hadîs-i şeriflerle reddolunmaktadın "Kıyamet gününde fakirlerden dolayı yazıklar olsun menfaati şahsına tahsis eden zenginlere! Fakirler: Ey Rabb'imiz! Onların üzerine farz kılmış olduğun haklarımıza tecavüz ettiler = zekat vermediler." derler. Bunun üzerine Allah Azze ve Celle de: "İzzetim ve Celâlim'e andolsun; sizi yaklaştıracağım, onları uzaklaştıracağım." diye buyurur." Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Gerçek iman sahibi o zenginlerdir ki, mallarında gerek dilenen ye gerekse iffetini koruyan müstehaklar için belli hak vardır." [EI-Meâric Sûresi ayet 24,25] mealindeki ayet-i kerîmeyi okudular. "Gerçekte Allah Teâlâ Müslüman zenginler üzerinde fakirlerine yetecek mikdarda mallarında belli bir hak farz kılmıştır. Elbette fakirler, aç kaldıkları, çıplak kaldıkları zamanda, -Müslüman zenginlerinin kendilerine yapacakları bağış sebebiyle- fakirlik meşakkatinde bırakılamaz = belasıyla başbaşa kalamaz. Dikkat edin! Bırakırlarsa, elbette Allah Teâlâ, Müslüman zenginleri şiddetli bir hesabla hesaba çekecektir ve onları pek acıklı azabla azablandıracaktır." [336] [336] Deylemî Firdevsi c.4 s.392, 393 h.n.7137'te tahric ettiği gibi, Taberânî el-Mu'cem-us-Sağîr c.1 s.246'da tahric ederek sonunda: «Enes'ten Cennâde bu isnadla tekleşti.»;...... Kaynak:Dilara Yayınları-İsmail Çetin-Tek Çare kitabı S:465

18 Ağustos 2013 Pazar

Namusunuzu nefsinize peşkeş çekmeyin

Köpek kokusunu alamadığı avı bulup parçalayamadığı gibi, Erkek de koku sürüp kırıtarak dolanmayan kadına av muamelesi yapamaz. Kendinin çok güzel olduğunu zannederek dolanan kadınlar, en kolay av olanlar ve kullanılıp atılanlardır. Namusunuzu, nefsinize peşkeş çekmeyin..! Erkek milletine Üstadımın dediğini derim: "En büyük milliyetçilik sokaktaki kadına bakmamaktır." Kendi namusunu koruduğun gibi kardeşlerinin de namusunu korumandır. Ey kadınlar cemaati size ne oldu da Allah azze ve celle'nin verdiği güzellik ve zerafet nimetini bu kadar bonkörce harcayıp, O'nun verdiğiyle O'na isyan edersiniz. Hikmet Akça

Haya' Kadında ne güzeldir

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlar; nerde iman nerde haya' Yoksa; Allah'a meydan mı okuyorsunuz hayasızca Ansızın yakalayıverince ölüm Fayda vermez iman ettim demen sana Nasıl yaşarsan öyle öleceksin unutma..! Bugünkü ğâfil kadınlarımıza gelince, süslü püsiü, dar ve şeffaf elbiseleri giymeleri sebebiyle, dizisi dolgun genç değil, hatta dizisi olgun orta yaşlıların hislerini uyaran çok aşırı gitmeleri, ancak "giydikleri halde çıplaktırlar." âlî tarifiyle belirtilir, başka değil. Bu neyin ifadesi acaba?.. Yine başları açık, göğüsleri açık, bedenlerinin bir kısmı örtülü, bir kısmı açık, gerek örtülü gerek örtüsüz poz vermeleri sebebiyle, bütün özelliğiyle gizİenilmesi gereken cevherlerinin özünü göstermektedirler; Hayır, insanın cevherinin özünü göstermektedirler; Hayır, bilakis İslam ve iman cevherini cevize sıkıstırmaktadırlar. Yani iffetli, efendi, kibar, dindar ve namuslu olmalarına rağmen kırıla kırıla, döküle döküle türlü söz ve hareketleri sebebiyle kendilerini fuhuşa düşkün kadınlara benzetirler; ve böylece yabancı, dizisi dolgun genç değil, hatta dizisi olgun orta yaşlıların hislerini uyarmaktadırlar. Yahud da olgun ve bahtiyar gençlerin, ihtiyar ve kâmil insanların vicdanlarını rencide etmektedirler. Hayır, O'nun ümmetinden oldukları münasebetiyle bilakis Allah'ın Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem'in kalb-i şerifini dağlamaktadırlar. İşte bunu mu'cize olarak bildirdi, esef ve üzüntülerini açıkladı Elbette âlî maksadı, tahzir ve sakındırmaktır.[35] [35] Bakınız Feyz-uf-Kadîr c.5 s.271 ve Neyl-ul-Evtâr c.2 s.115, 116,117 Alıntı: İsmail Çetin-Keler kitabı S:43

11 Nisan 2013 Perşembe

Nedendir ellerle her daim gülistan seyredişin Ne bu başbaşa sohbetler, cömertlik edişin Yakışıyor mu, sözünden dönmek midir işin..! Zalim, bu muydu verdiğin söz, yemin edişin..? Nedendir bizden usanıp dönüp bakmadığın Derdini biz çektik, kaldı mı bize yapmadığın Sizde adet bu mudur, bu mu sevgiden anladığın Zalim, bu muydu verdiğin söz, yemin edişin...?

27 Ocak 2013 Pazar

Gidince göremediklerini anladığın an, yalnızlığında boğulduğun andır.. Pişmanlık mı...? Kabre konulanın tekrar yaşamayı arzulaması gibi bir şey...! Nasıl olmamız gerektiğini emredenin emrine muhalefet değil mi bizi yalnızlığın kasırgasında yok eden.. Ya olmalı ya da yok olmalı.. Pişmanlık mı ..? O gün herkes pişman olacak..!
Bazen anlam yüklemek istiyorum yaşadıklarıma... Anlamını anladığım zaman yüklerim nasıl olsa...! Kına mı yakacaktınız..? O kadar da heyecanlanmayın..! Ne bazılarının beklediği gibi en ufak rüzgarlarda yıkılırım ne de bazılarının zanettiği gibi köklüdür çınarım..! Zorlandığımı asla inkar etmiyorum. Acizliğimi ise çoğu zaman hatırlıyorum. Zannedersem en büyük hatayı da burada yapıyorum.. Ne yaparsa yapsın, kaderin önüne geçemiyor insan..! Geriye dönüp baktığımda bir enkaz yığını gibi duran viraneliklerim aslında temelleri daha sağlam binalarımın habercisi değil mi..? Demem o ki boşa beklemeyin..!

14 Ocak 2013 Pazartesi

GIYBET..! KONUŞMANIN FAİZİDİR.BU DA BİR TEFECİLİKTİR..! [İsmail ÇETİN-Rahmetullâhi Aleyh] Bir müslümanın şerefine dil uzatmak günahdır. Gıybet, iki yüzlülük, iftira bu zulümden semerelenir. Mevlâna diyor ki: Bir adamı öidürsen bir kere onu gözden kaybedersin. Fakat onu gözden düşürürsen kaç kimsenin gözünden düşürmüş olursun. Demek o kadar onu Öldürmüşsün. Görülmez mi hadîs-i şeriflerde nahoş haberler dolaştırmak ve gıybet, katlden beter fitne olarak izah edilmiştir. İyice bil ki bir adamı halkın gözünden düşürsen, derhal sen de Allah ve O'nun Rasûlü'nün ve kâmil insanların gözünden düşersin. Bu küçük görülen ateş kıvılcımı, dünyayı bile yakmaya kâfi gelmektedir. Böylece şakileri övdüğün zaman sözünden Arş-ı A'lâ titreşir. ...Kiminiz de kiminizin arkasından çekiştirmesin. Sizden herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz..." [203] mealindeki ayet-i kerîmede bir kimsenin arkasından gıybetini yapmak, aynı kimsenin ölü olarak etini yemek gibidir diye ifade edilmektedir. Bir adam Rasûl-u Muhterem'e: "Ey Allah'ın Rasûlü, gıybet nedir?" diye sormuş; bunun üzerine O da: "Gıybet din kardeşinin hoşlanmadığı bir şeyle onu anmandır. Eğer o şey kendisinde yok ise ona iftira etmiş, var ise onu gıybet etmiş olursun."[H.244] buyurmuştur. Ayrıca şöyle buyurmuştur: "Ashabımdan birisi diğerinden bir şey Bana ulaştırmasın. Çünkü muhakkak Ben göğsüm selametli olduğu halde sizin yanınıza gelmemi severim."[H.245] Bu hadîs-i şerîfte gıybeti dinlemenin en sıhhatli bir kalbin sıhhatini bozacağını beyan etmekle gıybet eden ve dinleyenin, ikisinin de günahta müşterek olduklarını ifade etmektedir. Demek gıybet konuşmanın faizidir. Bu da bir tefeciliktir. [203]EI-Hucurât Sûresi ayet 12 [H.244]Sahîh-i Müslim h.n.2589, Sünen-i Tirmizî h.n.1934, el-İhsan fî Takrîb-i Sahîh-i İbni Hİbban h.n.5759, Şerh-us-Sünne c.13 s.139 h.n.3560 [H.245]Müsned-i İmam Ahmed c.1 s.396 h.n.3758, Sünen-i Ebî Dâvûd h.n.4860 yahud 4839, Sünen-i Tirmizî h.n,3896, el-Ezâr h.n.908, Mesâbîh-us-Sünne h.n.4708 Kaynak: Dilara Yayınları Mufassal Medeni Ahlak S:282

Anlamlandırmak gerek her şeyi..!

bir kalb mi kırdın..! ağlamalısın... Bir gönül mü kırdın..! ağlamalısın. Hele özür dilemesini bilmiyorsan; senden dost olmaz.. Senden yârân olmaz..

16 Şubat 2012 Perşembe

ÜŞÜYORUM..!


Bugüne kadar hiç yalnızlığı yaşamadım,her zaman hayatımı birileriyle paylaştım... dertlerimi sevdim, dertlilere derman aramayı kendime görev bildim...
Ya şimdi.. Nedir beni bu yalnızlık duygusuna iten,bir başıma kalmayı düşündüren... Yılmak nedir bilmeden koşuşturan, önüne çıkan engelleri küçümseyen, iz bıraksalarda aştığı engellerin arkasından gülümseyen ben değilmiydim yoksa..! Ufkumda batmayan güneşim, şimdi yerini karanlıklara terketmiş,geçmeyen saatlerle bütünleşmiş..
Halbuki çok tohumlar ekmiştim kıraç toprağıma... kin,nefret,riya,gaflet kalb toprağımı sardı da; ektiğim sevgi,aşk,ihlas,kardeşlik tohumlarını kimler yaktı...
yalnız kalmayı istiyorum.. Renklerden,güzelliklerden uzakta,bir başıma..